
LEEBOARD, CO-SPACE Horizon Europe Proje Hazırlığında Teknoloji Ortağı Olarak Yer Alıyor
AYBİS ve VATKOM, kamusal alanların çevresel özellikleriyle gerçek kullanım biçimleri arasındaki ilişkiyi inceleyen CO-SPACE araştırma metodolojisinin teknoloji altyapısına katkı sağlayacak
2 Temmuz 2026 | Gaziantep

LEEBOARD Teknoloji, Gaziantep Üniversitesi koordinasyonunda Horizon Europe Yeni Avrupa Bauhaus çağrısı kapsamında hazırlanan CO-SPACE – Co-Producing Spatial Equity and Belonging proje konsorsiyumunda teknoloji ortağı olarak yer alıyor.
CO-SPACE, kamusal alanların teknik ve fiziksel ölçütlerle ortaya konulan niteliği ile bu alanların insanlar tarafından gerçekte nasıl kullanıldığı ve deneyimlendiği arasındaki farklılıkları araştırmayı amaçlıyor. Proje kapsamında LEEBOARD’ın geliştirdiği AYBİS ve VATKOM platformları, araştırma metodolojisinin çevresel ve davranışsal kanıt katmanlarına katkı sağlayacak.
LEEBOARD’ın projedeki rolü yalnızca yazılım veya veri sağlayıcılığıyla sınırlı olmayacak. Şirket; çevresel verilerin, saha gözlemlerinin, vatandaş geri bildirimlerinin ve belediye operasyonlarından elde edilen bilgilerin ortak bir karar destek yaklaşımı içinde yapılandırılmasına yönelik teknoloji altyapısının geliştirilmesine katkıda bulunacak.
Kamusal alan iki farklı açıdan okunacak
CO-SPACE metodolojisi, her mahalleyi ve kamusal alanı iki farklı okuma üzerinden değerlendirecek:
Fiziksel Okuma ve Yaşanmış Okuma.
Fiziksel Okuma, kamusal alanın erişilebilirlik, görünürlük, hareket, karşılaşma potansiyeli, iklim koşulları, yeşil altyapı ve fiziksel konfor açısından ne sunduğunu inceleyecek. Bu okuma; Space Syntax tabanlı mekânsal analiz ile AYBİS tarafından üretilecek çevresel kanıtları bir araya getirecek.
Yaşanmış Okuma ise insanların aynı kamusal alanı gerçekte nasıl kullandığına ve deneyimlediğine odaklanacak. VATKOM, yapılandırılmış saha gözlemleri ve sosyal bilim araştırmalarıyla birlikte; kullanım yoğunluğu, zamansal kullanım örüntüleri, vatandaş geri bildirimleri, mekânda kalma ve mekândan kaçınma davranışları gibi konuların incelenmesine katkı sağlayacak.
Projede bu iki okumanın birbiriyle örtüştüğü ve ayrıştığı noktalar karşılaştırılacak. Bir kamusal alanın teknik olarak erişilebilir, yeşil veya iyi tasarlanmış görünmesine rağmen belirli kullanıcı grupları tarafından neden kullanılmadığı; fiziksel koşullarla yaşanan deneyim arasındaki farklılıklar üzerinden araştırılacak.
AYBİS çevresel kanıt katmanını oluşturacak
LEEBOARD tarafından geliştirilen AYBİS, CO-SPACE’in çevresel okuma katmanında kullanılacak.
AYBİS; uydu verileri, iklim verileri ve mekânsal analiz yöntemlerinden yararlanarak yüzey sıcaklığı, kentsel ısı adaları, su stresi, bitki sağlığı, yeşil ve mavi altyapı ile biyoçeşitlilik göstergeleri hakkında ölçülebilir kanıtlar üretecek.
Bu veriler sayesinde yalnızca bir kamusal alanın ne kadar yeşil olduğu değil; yeşil altyapının hangi bölgelerde yeterli gölgeleme ve termal konfor sağladığı, hangi alanların sıcaklık veya su stresi altında olduğu ve çevresel koşulların farklı kullanıcı gruplarının mekânı kullanma biçimini nasıl etkilediği değerlendirilebilecek.
AYBİS’in ürettiği çevresel veriler tek başına insanların kamusal alan deneyimini açıklayan nihai sonuçlar olarak kullanılmayacak. Bu veriler, Space Syntax analizleri, saha gözlemleri, vatandaş deneyimleri ve sosyal bilim araştırmalarıyla birlikte yorumlanacak.
Böylece “Bu alan çevresel açıdan hangi koşulları sunuyor?” sorusuyla “İnsanlar bu koşulları gerçekte nasıl yaşıyor?” sorusu aynı analitik çerçevede karşılaştırılabilecek.
VATKOM kullanım ve deneyim kanıtlarını karar süreçlerine taşıyacak
VATKOM, CO-SPACE metodolojisinin davranışsal katmanında ve belediye–vatandaş etkileşimi boyutunda görev üstlenecek.
Platform; saha çalışmaları, vatandaş bildirimleri, katılımcı değerlendirmeler ve belediye operasyonlarından gelen bilgilerin yapılandırılmasına katkı sağlayacak. Kamusal alanların hangi zamanlarda daha yoğun kullanıldığı, hangi ihtiyaçların tekrarlandığı, farklı kullanıcı gruplarının hangi sorunları dile getirdiği ve tasarımla gerçek kullanım arasında nerelerde ayrışma yaşandığı incelenecek.
VATKOM’un görevi bireyleri takip etmek veya insanlar adına karar vermek olmayacak. Platform, etik ve veri koruma ilkeleri doğrultusunda üretilen saha ve katılım verilerinin sistematik biçimde sınıflandırılmasına, zaman ve mekânla ilişkilendirilmesine ve belediyelerin değerlendirebileceği kanıtlara dönüştürülmesine hizmet edecek.
Bu yaklaşım sayesinde vatandaş katılımının yalnızca görüş toplama aşamasında kalmaması; hangi önerinin hangi tasarım veya uygulama kararına etki ettiğinin izlenebilmesi hedefleniyor.
“Kim Yok?” sorusuyla görünmeyen dışlanma araştırılacak
CO-SPACE’in dikkat çekici araştırma bileşenlerinden biri, “Kim Yok?” yaklaşımı olacak.
Geleneksel kullanım analizleri çoğunlukla kamusal alanda bulunan kişileri ve mevcut hareketliliği inceler. CO-SPACE ise bunun yanında, çevrede yaşamasına veya alanın potansiyel kullanıcısı olmasına rağmen kamusal alanda görünmeyen grupları da araştıracak.
Bir parkın veya meydanın herkese açık olması, herkes tarafından eşit biçimde kullanılabildiği anlamına gelmeyebilir. Kadınların belirli saatlerde alandan çekilmesi, yaşlıların erişim güçlüğü nedeniyle mekânı kullanamaması, çocukların güvenli oyun alanı bulamaması veya engelli bireylerin fiziksel engeller nedeniyle alana ulaşamaması, tasarımla gerçek kullanım arasındaki ayrışmanın göstergesi olabilir.
AYBİS’in çevresel verileri, VATKOM’un yapılandırdığı kullanım ve katılım bilgileri, Space Syntax analizleri ve sosyal bilim yöntemleri birlikte değerlendirilerek bu görünmeyen kullanım ve dışlanma örüntülerinin ortaya çıkarılması hedefleniyor.
Tek bir skor değil, çok katmanlı karar desteği
CO-SPACE, bir mahalleyi veya kamusal alanı tek bir başarı puanına indirmeyi amaçlamıyor. Yapay zekâ veya yazılım, belediyelerin yerine karar vermeyecek; sosyal bilim bulguları da fiziksel ve çevresel verilerden bağımsız yorumlanmayacak.
Proje, farklı kanıt türlerinin ortak bir mekânsal birim içinde karşılaştırılmasını sağlayan bir metodoloji geliştirmeyi hedefliyor. Fiziksel koşullar ile yaşanan deneyim örtüştüğünde güçlü bir kanıt oluşacak; ayrıştığında ise bu farklılık yeni bir araştırma ve tasarım sorusu olarak ele alınacak.
Elde edilen bulguların müdahale önceliklerine, tasarım brieflerine ve belediye karar süreçlerinde değerlendirilebilecek anlaşılır çıktılara dönüştürülmesi planlanıyor.
Proje sonunda oluşturulması hedeflenen CO-SPACE Evidence-to-Design Framework; kanıt toplama protokolü, örtüşme–ayrışma analiz yöntemi, mahalle deneyim profili, dışlanma ve temsil denetimi, tasarım briefi üretim yaklaşımı, belediye değerlendirme protokolü ve etki–aktarılabilirlik araçlarını ortak bir metodoloji paketi altında birleştirecek.
Farklı Avrupa kentlerinde karşılaştırmalı pilotlar planlanıyor
CO-SPACE’in farklı iklimsel, kültürel ve toplumsal koşullara sahip Avrupa mahallelerinde uygulanması planlanıyor.
Hazırlık aşamasındaki pilotlardan biri, Şehitkamil Belediyesi sınırları içindeki üç mahallede gerçekleştirilecek. Türkiye pilotunda kuraklık, kentsel sıcaklık, kamusal alan kullanımı ve farklı sosyal grupların mekânsal deneyimleri birlikte incelenecek.
Portekiz’de Cascais Ambiente ile planlanan pilotta ise sıcak hava dalgaları, yoğun yağış, doğa temelli çözümler ve kamusal alanların iklim dayanıklılığı üzerinde çalışılması öngörülüyor. Farklı bir Avrupa ülkesinde gerçekleştirilmesi planlanan üçüncü pilotla metodolojinin değişen kültürel ve mekânsal bağlamlardaki aktarılabilirliği test edilecek.
Aynı tasarım çözümünün farklı kentlere kopyalanması yerine, ortak araştırma protokolünün her bölgenin yerel koşullarına uyarlanması hedefleniyor.
LEEBOARD: “Ölçülen mekânla yaşanan mekân arasındaki farkı görünür kılacağız”
LEEBOARD Teknoloji tarafından yapılan değerlendirmede şu ifadelere yer verildi:
“Bir kamusal alanın yeşil, erişilebilir veya teknik ölçütlere göre iyi tasarlanmış olması, herkes tarafından aynı biçimde kullanılabildiği anlamına gelmiyor. Fiziksel çevrenin ne sunduğunu ölçmek kadar, insanların bu çevreyi gerçekte nasıl yaşadığını anlamak da gerekiyor.
AYBİS ile kamusal alanların çevresel ve iklimsel koşullarına ilişkin ölçülebilir kanıtlar üreteceğiz. VATKOM ile saha gözlemlerini, vatandaş geri bildirimlerini ve belediye süreçlerinde oluşan bilgileri yapılandırılmış karar destek girdilerine dönüştürmeye katkı sağlayacağız.
Amacımız belediyelerin yerine karar veren bir sistem geliştirmek değil; karar vericilerin çevresel koşulları, gerçek kullanım biçimlerini ve vatandaş deneyimlerini birlikte değerlendirebilmesini sağlayacak güvenilir bir teknoloji altyapısı oluşturmaktır. CO-SPACE, LEEBOARD’ın akıllı şehir teknolojilerini yalnızca operasyonel verimlilik için değil, daha kapsayıcı ve yaşanabilir mahallelerin oluşturulması için kullanma yaklaşımıyla doğrudan örtüşüyor.”
Başvuru hazırlıkları devam ediyor
CO-SPACE proje önerisi, Horizon Europe HORIZON-NEB-2026-01-PARTICIPATION-02 çağrısına sunulmak üzere hazırlanıyor. Konsorsiyum yapısı, iş paketleri, pilot uygulama kapsamları ve araştırma görevlerine ilişkin teknik çalışmalar devam ediyor.
Başvurunun 1 Aralık 2026 tarihine kadar tamamlanarak Avrupa Komisyonuna sunulması planlanıyor. Projenin uygulanması, Horizon Europe değerlendirme sürecinin başarıyla tamamlanması ve proje önerisinin fonlanmaya hak kazanmasına bağlı olacak.
LEEBOARD Teknoloji hakkında
LEEBOARD Teknoloji; akıllı şehirler, çevresel izleme, afet yönetimi ve kurumsal karar destek sistemleri alanlarında veri, yapay zekâ ve saha teknolojilerini bir araya getiren çözümler geliştiriyor.
Şirketin AYBİS platformu, yeşil alanların ve çevresel koşulların uydu ve iklim verileriyle izlenmesini; VATKOM platformu ise belediye–vatandaş iletişimi, katılım süreçleri ve saha operasyonlarının bütünleşik biçimde yönetilmesini destekliyor.
LEEBOARD, farklı kaynaklardan elde edilen verileri daha fazla veri üretmek için değil, kurumların zamanında, ölçülebilir ve uygulanabilir kararlar alabilmesini sağlamak amacıyla kullanıyor.





