top of page



Fortexone Hibrit Mesh Güvenlik Duvarı için Niyet Tabanlı Politika Yönetimi
Hibrit çalışma modelleri, hızla artan bulut kullanımı ve üçüncü taraf iş ortaklarıyla kurulan bağlantılar, kurumların saldırı yüzeyini hiç olmadığı kadar genişletti. Bu yeni gerçeklik, güvenliğe parçalı değil bütünleşik ve merkezi bir yaklaşımı zorunlu kılıyor. Ancak günümüz ağlarında güvenlik duvarı politikalarının yönetimi hâlâ ciddi bir sorun alanı. Çoklu üretici ortamlarında çalışan ağ ve güvenlik ekipleri; Hangi güvenlik duvarının güncellenmesi gerektiğini belirlemekte,
2 dakikada okunur


Kapsamlı FEM Modeli Neden Gereklidir?
Yapısal Hasar Tespitinde Model Güncelleme ve Veri Tabanlı Yaklaşımlar Yapı sağlığı izleme ve hasar tespiti çalışmalarında, sayısal modeller ile gerçek yapı davranışı arasındaki uyum kritik bir rol oynar. Özellikle deprem, rüzgâr veya işletme yükleri altında ölçülen dinamik tepkilerin doğru yorumlanabilmesi için kullanılan sonlu elemanlar modelinin (Finite Element Model – FEM) yeterli ayrıntı düzeyine sahip olması gerekir. Bu bağlamda “kapsamlı FEM modeli”, yalnızca geometrik
2 dakikada okunur


Kent Ölçeğinde Dinamik Risk Analizi
Deprem riskinin kent ölçeğinde değerlendirilmesi, uzun yıllar boyunca tekil göstergelere dayalı yaklaşımlar üzerinden ele alınmıştır. Pik yer ivmesi (PGA), makrosismik şiddet haritaları ve bina bazlı hasar olasılıkları, riskin belirli bir an için nicel olarak ifade edilmesini sağlamıştır. Ancak bu yöntemler, depremin zamana bağlı dinamik doğasını ve kent dokusu üzerindeki ardışık etkilerini açıklamakta yetersiz kalmaktadır. Kent ölçeğinde dinamik risk analizi, depremin tek bi
2 dakikada okunur


LEEBOARD GMPM Katmanı Bilimsel Dayanak
Yer Hareketi Tahmini ile Yapısal Riskin Modellemesi ve Karar Destek Yaklaşımı Deprem sonrası yapısal hasar değerlendirmesinde en kritik sorunlardan biri, yer hareketinin yapı üzerindeki gerçek etkisinin doğru bağlamda yorumlanmasıdır . Sismik sensör verileri, ölçülen ivme ve hız değerlerini doğrudan sunar; ancak bu verilerin anlamlı bir risk göstergesine dönüşebilmesi için, ölçülen değerlerin beklenen yer hareketi ile karşılaştırılması gerekir. Leeboard sistem mimarisi içind
3 dakikada okunur


LEEBOARD AIS Modülü Nedir?
Olay Temelli Yapısal Algılama ve Düşük Enerjili Erken Uyarı Yaklaşımı LEEBOARD AIS Yapısal sağlık izleme (Structural Health Monitoring – SHM) sistemlerinde en kritik sorunlardan biri, hangi verinin anlamlı olduğunun ayırt edilmesidir. Sürekli ölçüm yapan sensör ağları, uzun süreli izleme süreçlerinde büyük hacimli veri üretir; ancak bu verilerin önemli bir kısmı, yapısal davranış açısından bilgi içeriği düşük olan “sessiz” dönemlere aittir. Bu durum, enerji tüketimi, veri iş
2 dakikada okunur


LEEBOARD FD Modülü Nedir?
Frekans Alanı Tabanlı Yapısal Davranış Doğrulama ve Hasar Tespiti Yaklaşımı Yapısal sağlık izleme (Structural Health Monitoring – SHM) sistemlerinde güvenilir hasar tespiti, yalnızca zaman alanında (time-domain) ölçülen ivme veya titreşim genliklerinin izlenmesiyle sınırlı kalamaz. Yapısal bozulmaların önemli bir bölümü, yapının dinamik karakteristiğinde meydana gelen kalıcı değişimler üzerinden kendini gösterir. Bu değişimler en açık biçimde frekans alanında (frequency-doma
3 dakikada okunur


Leeboard MAGMini Nedir?
Yapısal Davranışın Manyetik İmza Üzerinden Algılanmasına Dayalı Tamamlayıcı İzleme Yaklaşımı Yapısal sağlık izleme (Structural Health Monitoring – SHM) sistemlerinde yapı davranışının eksiksiz biçimde değerlendirilmesi, yalnızca dinamik titreşimlerin ölçülmesiyle sınırlı değildir. Pek çok yapısal bozulma mekanizması; düşük hızda, süreğen ve titreşim üretmeden gelişir. Bu tür davranışlar, klasik ivme veya titreşim sensörleri tarafından doğrudan algılanamayabilir. Leeboard sis
3 dakikada okunur


Leeboard VIM Modülü
Yapısal Davranışın Sürekliliğine Dayalı Vibration–Integrity–Monitoring Yaklaşımı Yapısal sağlık izleme (Structural Health Monitoring – SHM) sistemlerinin temel amacı, bir yapının taşıyıcı davranışını yalnızca deprem gibi ani olaylar sonrasında değil, zamana bağlı olarak izlemek ve anlamlandırmaktır. Ancak bu amaca ulaşabilmek için sensörlerden elde edilen ham ivme ve titreşim verilerinin, mühendislik açısından yorumlanabilir bir davranış modeline dönüştürülmesi gereklidir.
3 dakikada okunur


Süper Yüksek Katlı BinalardaSensör Tabanlı Yapısal Davranış İzleme ve Hasar Değerlendirme Yaklaşımı
Süper yüksek katlı binalar (high-rise ve super-tall structures), taşıyıcı sistem geometrileri, yüksek kat sayıları ve karmaşık dinamik davranışları nedeniyle, klasik yapı değerlendirme yöntemleriyle ele alınması güç olan bir yapı grubunu temsil etmektedir. Bu tür yapılarda deprem etkisi yalnızca ani dayanım kayıplarıyla değil; rijitlik değişimleri, modal davranış farklılaşmaları ve zamana bağlı yapısal evrim üzerinden değerlendirilmelidir. Bu nedenle süper yüksek yapıların y
3 dakikada okunur


Yalı Tipi Tarihi Yığma Yapılarda Sensör Verisi ve Makine Öğrenmesi Tabanlı Yapısal Davranış ve Hasar Tahmini
Yalı tipi tarihi yapılar, büyük oranda donatısız yığma (unreinforced masonry) taşıyıcı sisteme sahip olmaları, denizel çevre koşullarına sürekli maruz kalmaları ve yüksek kültürel-mimari değer taşımaları nedeniyle, deprem ve çevresel etkiler karşısında özellikle kırılgan bir yapı grubunu oluşturmaktadır. Bu yapıların yapısal davranışı, yalnızca ani sismik yükler altında değil; uzun süreli çevresel etkiler ve düşük genlikli dinamik uyarımların birikimli sonucu olarak şekill
3 dakikada okunur
bottom of page
