top of page



Leeboard Modal Intelligence Engine
Yoğun Nokta Ölçümü ve Curvelet Tabanlı Hasar Tespiti ile Alt-Yüzey Davranışının Haritalanması Bir yapı hasar gördüğünde her zaman gözle görülür bir çatlak oluşmaz. Bazen hasar, yüzeyin altında başlar. Kompozit panellerde çekirdek kaybı, sandviç yapılarda yüzey–çekirdek ayrılması ya da betonarme elemanlarda iç donatı çevresinde rijitlik azalımı gibi durumlar, dışarıdan fark edilmeden sistemin dinamik davranışını değiştirebilir. Modern yapısal sağlık izleme sistemlerinin en büy
3 dakikada okunur


Leeboard Yapı–Zemin Etkileşiminin İleri Seviye Dinamik Modellemesi
Leeboard Dijital Yapısal Hafıza Altyapısında Coupled Sistem Yaklaşımı Deprem mühendisliğinde yapı çoğu zaman sabit tabanlı (fixed-base) varsayımı altında modellenir. Ancak gerçek sistemlerde temel, sonsuz rijit bir mesnet değildir. Zemin, deformasyon kabiliyeti olan ve enerji yutan bir ortamdır. Bu nedenle yapı ve zemin birbirinden bağımsız iki sistem değil, karşılıklı etkileşim içinde çalışan bağlı (coupled) bir dinamik sistemdir. Leeboard Dijital Yapısal Hafıza mimarisi, bu
3 dakikada okunur


Deprem Sonrası Hasar Tespitinde Frekans Kaymasının Kritik Rolü
Yüksek Çözünürlüklü Zaman–Frekans Analizi ve Dijital Yapısal Hafıza Bir bina hasar gördüğünde ilk değişen şey beton değildir. İlk değişen şey frekanstır. Yapısal sistemler deprem sonrası çoğu zaman gözle görülür bir hasar üretmeden önce dinamik davranışlarında değişim gösterir. Rijitlik azalır, sönüm oranı artar ve en önemlisi doğal frekans düşer. Bu frekans kayması, hasarın en erken ve en güvenilir göstergelerinden biridir. Modern yapısal sağlık izleme sistemlerinin temel am
3 dakikada okunur


Leeboard 3D Yapısal Davranış Motoru ve İleri Seviye Hasar Modelleme Altyapısı
Yoğun sensör ağı verisinden üç boyutlu deformasyon rekonstrüksiyonu yapmak, yapısal sağlık izleme sisteminin yalnızca ilk adımıdır. Gerçek mühendislik değeri, bu rekonstrüksiyonun fiziksel parametre değişimine, olasılıksal hasar tahminine ve karar destek mimarisine dönüştürülmesinde ortaya çıkar. Leeboard’un geliştirdiği 3B Yapısal Davranış Motoru, deformasyon yüzeyini yalnızca görselleştirmekle kalmaz; bu yüzeyi parametrik modele geri besleyerek rijitlik degradasyonu, hasar
3 dakikada okunur


Leeboard Afet Sonrası Müdahale Yönetiminde Matematiksel Çerçeve
Çok Amaçlı Optimizasyon, Bayesian Güncelleme ve Dinamik Karar Mimarisi Afet sonrası müdahale, yüksek belirsizlik altında ve zaman baskısı altında yürütülen çok boyutlu bir karar problemidir. İnsan gücü, ekipman kapasitesi, ulaşım süreleri ve hasar yoğunluğu aynı anda değerlendirilmek zorundadır. Bu nedenle müdahale planlaması klasik tek amaçlı optimizasyon yaklaşımlarıyla açıklanamaz. Leeboard yaklaşımı, afet yönetimini çok amaçlı, stokastik ve dinamik bir optimizasyon proble
3 dakikada okunur


Leeboard Dijital Yapısal Hafıza:Frekans Kayması ve Modal Parametre Arşivine Dayalı Sürekli Hasar İzleme Mimarisi
Frekans Kayması, Modal Parametre Arşivi ve Veri Versiyonlama Tabanlı Sürekli İzleme Yaklaşımı Yapısal sağlık izleme sistemlerinde (Structural Health Monitoring – SHM) en kritik kavramlardan biri “referans durum”dur. Bir yapının deprem sonrası davranışını anlamak, yalnızca mevcut ölçümü incelemekle mümkün değildir. Asıl belirleyici olan, ölçülen parametrenin başlangıç durumuna göre ne kadar değiştiğidir. Bu nedenle modern SHM yaklaşımı artık yalnızca sensör yerleştirmeye değil
3 dakikada okunur


Leeboard ACOUSTIC FLOW LAB
Leeboard Sıvı ve Gaz Akışlarının Akustik Analizine Yönelik Ar-Ge Çalışması Akışkan sistemler konuşur. Bir boru hattındaki sıvı akışı, bir doğal gaz hattındaki basınç değişimi ya da bir endüstriyel prosesteki türbülans; hepsi aslında akustik bir imza üretir. Çoğu zaman bu sesler insan kulağının algılayamayacağı frekans aralığındadır. Ancak doğru sensör ve doğru analiz yöntemi ile bu imzalar, sistemin sağlığı hakkında son derece kritik bilgiler sunar. Leeboard olarak yürüttüğüm
3 dakikada okunur


Leeboard AQUASENSE
Enerji Verimli Su Boru Hattı İzleme Sistemine Yönelik Ar-Ge Çalışmamız Kent altyapılarında su kayıpları, görünmeyen ama ciddi ekonomik ve yapısal riskler oluşturan bir problemdir. Kaçaklar yalnızca su israfına yol açmaz; uzun vadede zemin boşalması, asfalt deformasyonu ve altyapı çökmesi gibi ikincil hasarlara da neden olabilir. Ancak kaçak tespit sistemleri tasarlanırken çoğu zaman gözden kaçan kritik bir unsur vardır: enerji sürdürülebilirliği. Leeboard olarak yürüttüğümüz
3 dakikada okunur


Sensör Yerleşimi Neden Kritik?
Modal Belirsizlik ile Hasar Hassasiyeti Arasında Akıllı Denge Yapısal Sağlık İzleme (SHM) sistemlerinde en kritik sorulardan biri şudur: Sensörleri nereye yerleştirmeliyiz? Çünkü yanlış konumlandırılmış bir sensör ağı, ne kadar gelişmiş donanım kullanılırsa kullanılsın, yapının gerçek davranışını doğru okuyamaz. Doğru yerleştirilmiş sensörler ise sınırlı sayıda ölçümle bile yüksek doğrulukta analiz sağlar. Bu yazıda ele aldığımız çalışma, sensör yerleşimini yalnızca “ölçüm al
3 dakikada okunur


Akıllı Şehirlerde Güvenli Uzaktan Hasta Takibi: Kaos Tabanlı Dinamik Kimlik Doğrulama
Akıllı şehirlerin yükselişiyle birlikte sağlık hizmetleri de dijitalleşti. Uzaktan hasta takibi, IoT tabanlı medikal cihazlar, 5G bağlantı altyapısı ve yapay zekâ destekli analiz sistemleri artık modern sağlık ekosisteminin ayrılmaz bir parçası. Ancak bu dönüşüm beraberinde kritik bir soruyu getiriyor: Hastaya ait veriler gerçekten güvende mi? Telehealth sistemleri; elektronik sağlık kayıtları, biyometrik veriler, gerçek zamanlı fizyolojik ölçümler ve kişisel sağlık bilgileri
3 dakikada okunur


Yapı Zemin–Yapı Etkileşimi: Depremde Şehirler Nasıl Birlikte Davranır?
Deprem sırasında bir bina yalnızca zeminden gelen hareketle sallanmaz. Aslında hiçbir bina yalnız değildir. Özellikle yoğun kent dokusunda, her yapı komşusuyla ve zeminle birlikte dinamik bir sistemin parçası haline gelir. Bu karşılıklı davranış mühendislik literatüründe yapı–zemin–yapı etkileşimi olarak tanımlanır ve modern deprem analizinin en kritik fakat en az konuşulan başlıklarından biridir. Geleneksel hesap yöntemleri çoğu zaman bir binayı izole bir sistem olarak ele a
2 dakikada okunur


Çatlak Tespiti Artık Gözle Değil, Veriyle Yapılıyor
Yapısal Sağlık İzlemede Yeni Nesil Yaklaşım Bir binadaki çatlak her zaman yüzeyde başlamaz. Çoğu zaman önce: Rijitlik azalır, Enerji dağılımı değişir, Doğal frekans kayar, Mikro titreşim davranışı farklılaşır. Yani çatlak, önce veride görünür. Leeboard sistem yaklaşımı, çatlağı yalnızca görsel olarak değil, dinamik davranış değişimi üzerinden tespit etmeye dayanır. Çatlak Neden Kritik Bir Göstergedir? Yapısal çatlak: Rijitlik kaybı anlamına gelir, Enerji sönümleme davranışın
2 dakikada okunur


LEEBOARD ESS Nedir ?
(Energy Shift & Subspace) Deprem Sonrası Kat Seviyesinde Akıllı Hasar Tespiti Depremden sonra en kritik soru şudur: Bina hasar aldı mı? Ve aldıysa, hangi katta? Leeboard ESS (Energy Shift & Subspace) modülü, bu soruya iki aşamalı, istatistiksel ve kat-bazlı bir analiz yaklaşımıyla cevap verir. ESS, Leeboard’un yapısal sağlık izleme sistemleri içinde yer alan, deprem sonrası hasar tespiti + hasar lokalizasyonu sağlayan gelişmiş analiz katmanıdır. 1. Hasar Var mı? Subspace Ta
2 dakikada okunur


Deprem Sonrası Hasar Tespiti
Doğal Frekans Değişimini Doğru Okuyabiliyor muyuz? Bir yapı, deprem sonrası gerçekten hasar aldı mı? Bu sorunun en güvenilir cevabı şuradadır: Yapının doğal frekansı kalıcı olarak değişti mi? Deprem sırasında frekans düşebilir. Ancak deprem bittikten sonra yapı eski doğal frekansına geri dönmüyorsa, bu kalıcı hasar göstergesidir. Buildings dergisinde yayımlanan 2023 tarihli akademik çalışma , deprem sonrası hasar tespitinde zaman-frekans (Time-Frequency, TF) yöntemlerini kar
2 dakikada okunur


Kırılganlık Eğrisi (Fragility Curve) Tabanlı Hasar Öngörüsü
Kaç Deprem Kaydı Gerçekten Yeterli? Deprem mühendisliğinde en kritik sorulardan biri şudur: Belirli bir yer ivmesi seviyesinde, bir yapının belirli bir hasar seviyesine ulaşma olasılığı nedir? Bu sorunun cevabı kırılganlık eğrileri (seismic fragility curves) ile verilir. Ancak burada çoğu zaman gözden kaçan başka bir soru vardır: Bu kırılganlık eğrisi üretilirken kaç deprem kaydı kullanılmalıdır? Bu blog yazısında ele aldığımız çalışma, Applied Sciences (2024, 14, 11787) de
4 dakikada okunur


Leeboard Senaryo Deprem Üretim Modülü
(EGFM + PSHA + CMS/UHS Uyumlu) Deprem riskini yönetmenin ilk adımı, “deprem olduğunda ne olur?” sorusunu sayısal olarak cevaplayabilmektir. Leeboard Senaryo Deprem Üretim Modülü, deterministik ve olasılıksal sismik tehlike yaklaşımlarını bir araya getirerek, gerçekçi yer hareketi senaryoları üretir. Bu modül; EGFM (Empirical Ground Motion Models) PSHA (Probabilistic Seismic Hazard Analysis) CMS (Conditional Mean Spectrum) UHS (Uniform Hazard Spectrum) yaklaşımlarıyla uyumlu ş
3 dakikada okunur


Katlar Arası Öteleme (Story Drift) Nedir?
Deprem Performansını Gerçekten Ne Belirler? Deprem sırasında bir binanın nasıl davrandığını anlamanın en kritik yollarından biri, katlar arası göreli öteleme oranını (Interstory Drift Ratio – IDR) analiz etmektir. Çünkü bir yapı yıkılmadan önce konuşur. Ve o konuşma, çoğu zaman katlar arasındaki farklı hareketlerde başlar. Katlar Arası Öteleme Neden Kritik? Deprem sırasında her kat aynı miktarda hareket etmez. Alt kat ile üst kat arasındaki yatay yer değiştirme farkı, yapını
2 dakikada okunur


Fortexone Hibrit Mesh Güvenlik Duvarı için Niyet Tabanlı Politika Yönetimi
Hibrit çalışma modelleri, hızla artan bulut kullanımı ve üçüncü taraf iş ortaklarıyla kurulan bağlantılar, kurumların saldırı yüzeyini hiç olmadığı kadar genişletti. Bu yeni gerçeklik, güvenliğe parçalı değil bütünleşik ve merkezi bir yaklaşımı zorunlu kılıyor. Ancak günümüz ağlarında güvenlik duvarı politikalarının yönetimi hâlâ ciddi bir sorun alanı. Çoklu üretici ortamlarında çalışan ağ ve güvenlik ekipleri; Hangi güvenlik duvarının güncellenmesi gerektiğini belirlemekte,
2 dakikada okunur


Kapsamlı FEM Modeli Neden Gereklidir?
Yapısal Hasar Tespitinde Model Güncelleme ve Veri Tabanlı Yaklaşımlar Yapı sağlığı izleme ve hasar tespiti çalışmalarında, sayısal modeller ile gerçek yapı davranışı arasındaki uyum kritik bir rol oynar. Özellikle deprem, rüzgâr veya işletme yükleri altında ölçülen dinamik tepkilerin doğru yorumlanabilmesi için kullanılan sonlu elemanlar modelinin (Finite Element Model – FEM) yeterli ayrıntı düzeyine sahip olması gerekir. Bu bağlamda “kapsamlı FEM modeli”, yalnızca geometrik
2 dakikada okunur


Kent Ölçeğinde Dinamik Risk Analizi
Deprem riskinin kent ölçeğinde değerlendirilmesi, uzun yıllar boyunca tekil göstergelere dayalı yaklaşımlar üzerinden ele alınmıştır. Pik yer ivmesi (PGA), makrosismik şiddet haritaları ve bina bazlı hasar olasılıkları, riskin belirli bir an için nicel olarak ifade edilmesini sağlamıştır. Ancak bu yöntemler, depremin zamana bağlı dinamik doğasını ve kent dokusu üzerindeki ardışık etkilerini açıklamakta yetersiz kalmaktadır. Kent ölçeğinde dinamik risk analizi, depremin tek bi
2 dakikada okunur
bottom of page
